Vapurdan indiğinde, kırmızı montunu giymişti. Rüzgar, saçlarını dağıtırken, elindeki kitaba sarıldı. O kitabı her okuduğunda, farklı bir dünyaya gidiyordu. Ancak bugün, kitabın sayfaları arasında kaybolmaktansa, karşısındaki adama bakıyordu.

Adam, her gün aynı saatte vapurdan iniyor, aynı banka oturuyor ve aynı martılara ekmek atıyordu. Kız, onun kim olduğunu, neden orada oturduğunu merak ediyordu. Bir gün cesaretini topladı ve yanına gitti.

"Merhaba, neden hep buradasınız?"
Adam gülümsedi: "Çünkü bu banka oturan ilk kişi, hayatımın en güzel anısıdır. Belki bir gün, o anı hatırlayan biriyle karşılaşırım diye bekliyorum." Kız, o an, hiç tanımadığı bir adamın hikayesinde yer aldığını hissetti.