Sisli bir gecede, deniz fenerinin ışığı, gemilere yol gösteriyordu. Ancak fener, kendi etrafındaki sisin farkında değildi. Onun ışığı, başkalarını aydınlatırken, kendi karanlığını göremiyordu. Küçük bir balıkçı, her gece fenerin ışığına bakarak yönünü bulurdu. Bir gün, fenerin yanına giderek: "Sen, bu ışıkla herkese umut oluyorsun. Peki, senin umudun ne?" diye sordu. Fener derin bir sessizliğe gömüldü. O günden sonra, sadece başkalarına değil, kendi içine de ışık tutmayı öğrendi. Çünkü gerçek yol göstericilik, önce kendi karanlığını aydınlatmaktan geçer.